Herkese merhaba;
Bugünün konusu biraz ağır. O nedenle şimdiden bu yazı içerisinde dolaylı yoldan adı geçen, kendisinden bahsedilen ve hakkında ağır konuştuğum kimseden özür dilemediğimi belirteyim. Öyle ki bu sözlerimi denk gelip yüzünüze söyleyeceğim anları hevesle bekliyorum. Girizgahta isyanımı kustuğuma göre gelelim asıl meselemize...
Farkında mısınız bilmiyorum ama hayatlarımız kocaman bir sorgu odası... "Sınavı kazandın mı?, Nereyi kazandın?, Okul ne zaman bitiyor?, Hayatında kimse var mı?, Nişan ne zaman?, Düğün ne zaman?".... Özellikle de akrabalar tarafından bu soruların ardı arkası kesilmez. Herkes üzerine vazife olmadığı halde, çoğu zaman "iyilik" kisvesi altında bu soruları sorar da sorar... İyilik kisvesi diyorum çünkü maalesef çoğunlukla kimsenin niyeti o kadar da iyi değilidir. Üstelik biz bu sorulara delirirken anne babalarımız bize "aaa ama halan/teyzen/dayın/amcan/nenen seninle ilgilendiğinden soruyor" diye en ufak kaş kaldırmamıza müsaade etmeden bu soruları yanıtlamamızı beklerdi. İşin bu kısmına girmek istemiyorum şu anda çünkü benim bugün mevzum çok başka. Bugünün konusu tüm bu sorular içerisinde bana göre en ahlaksız, en terbiyesiz ve en hadisiz olan ve evli çiftlere hem teke tekte hem de birlikte yakalandığında sorulan "ÇOCUK DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?" sorusu... Yazarken bile tüylerimin diken diken olmasına neden olan şu soruyu gelin biraz detaylandıralım.
Öncelikle bu soru genellikle evliliği 1 - 2 seneyi doldurmuş ancak henüz aileye "müjdeli haber" vermemiş çiftlere sıklıkla yöneltilir. (Eski zamanlarda evlilikten 2 ay sonra da sorulduğu olurmuş ki Allah'ım şükürler olsun o dönemlerde doğmamışım...) Sorunun çeşitli varyasyonları vardır:
-Çocuk düşünmüyor musunuz? (En genel halidir. Yekten sorulur ancak "düşünmüyor musunuz?" kalıbındaki olumsuz soru eki geç kalmışlığınızı, artık zamanının geldiğini ve sizin buna rağmen çocuk düşünmediğinizi vurgular.)
- Eee ne zaman düşünüyorsunuz? (Soru bu kadarla sınırlıdır ama öyle bir ima ile sorulur ki sen ne sorduklarını net anlarsın. Soran kişi de bu şekilde üstü kapalı sorarak ahlaksızlığını örttüğünü zanneder.)
-Çocuk planınız var mı? (Daha modern ve daha elit bir soru kalıbıdır. Yani soran kişi öyle olduğunu zanneder. Ancak yine de eşinizle aile planlamanız ve cinsel aktivite yöneliminizi didikleyen bir soru olmaktan uzak değildir.)
- Büyük halanız/teyzenizle konuştum da "onlar daha geziyorlar mı?" dedi... (gülüşmeler eşliğinde). (Bu bir soru değildir. Bu "ben sormuyorum ama yaşlı kadın işte merak etmiş böyle dedi." şirinliğine sığınarak konuyu yumuşatmaktır. Daha geziyorlar mı kalıbı boş boş gezeceklerine artık çocuk yapsınlar imasıdır.)
Elbette bu varyasyonlar çoğaltılabilir. Bir de direkt sormayan ve yancılarına sorduranlar vardır. Bu genellikle kayınvalideler ya da anneler tarafından yaptırılır. Kayınvalide/anne aslında hiç böyle bir beklentisi olmadığını, bu konuya karışmadığını ve gençlerin evliliklerinin tadını çıkartmalarını sonuna kadar desteklediğini her ortamda dile getirir. Ancak teyze, hala, dede, anneanne, babaanne yani ailede kayınvalide/anne dışında kim görevlendirilmişse size çocuk yapmanız konusunda telkinlerde bulunur. Çocuk güzellemeleri, evlilik bağını ne kadar güçlendirdiği, aile olmanın çocuk ile mümkün olduğu gibi birçok başlık bu kişiler tarafından size detaylı şekilde aktarılır.
Bu konuda fikirlerimi paylaştığım kişilerden bazıları bana "aman canım ne var onlar da iyi niyetinden..." şeklinde bir savunma yapıyor. Fakat hep derim ki cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile bezelidir... Şimdi önce ben bu soruya neden kızıyorum ve neden kızmalıyız ondan bahsedeyim.
Özel hayat ve sınırlar aslında anlaşılması çok basit bir konu. Ancak ne var ki söz konusu anne babaların "çocukları" ve müstakbel "torunları" olunca nedense bu sınırlar ortadan kalkıyor... Dikkat ederseniz konu kayınvalide ya da anne değil burada bunu yapan herkesin aslında yanlış yaptığı. Öncelikle evli insanların "özel hayat" kavramına her şekilde saygı duyulmalı. Çocuk yapmak, yapmamak ya da bunu zamanı konusundaki tasarruf yalnızca çifte ait bir şey... İkincisi siz herhangi birisine çocuğunuz bile olsa "Kocanla / karınla ne kadar sıklıkta sevişiyorsun? Sevişirken korunuyor musun?" gibi bir soru sorabilir misiniz? Hayal etsenize? Topluca bir akraba gezmesinde bu sorunun sorulduğunu.... Korkunç olmaz mı? Peki "Ne zaman çocuk düşünüyorsunuz?" sorusunun şu yukarıdaki sorudan ne farkı var? Kelimeleri mi? Oysa manası aynı değil mi?
Misal ben bana böyle bir soru soracak olanlara yanıtlarımı hazırladım. Diyelim ki biri bana "Çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?" diye sorduğunda "Genelde geceleri düşünüyoruz" şeklinde çok şahane bir cevap vermeyi planlıyorum.... Ya da "Ne zaman yapacaksınız hadi artık" diyenlere "siz çıkın yapalım / içeri geçelim yapalım o zaman / hemen burada mı yapalım?" gibi alternatifli şoka sokucu yanıtlar da verebilirim.
Fikir olsun diye söylüyorum bunları siz de söyleyebilirsiniz. Çünkü bu cevaplar ayıp değil... sorulan sorudan daha terbiyesizce ya da hadsizce değil... Sonuçta size soruyu soran kişi ne zaman hamile kalacağınızı (erkekler için de karınızı ne zaman hamile bırakacağınızı) sormuyor mu? Yani ne zamandır korunmasız bir cinsel ilişki yaşadığınızı ve bu ilişkilerin ortalama ne zaman başarıya ulaşacağını sormuyor mu? Peki bu durumda bu cevaplar mı daha terbiyesizce yoksa sorular mı?
Peki çocuk yapmalı mı herkes? Yapmak zorunda mı? Çocuksuz evlilik olmaz mı? Ya da tahminen bir evilikte çocuk kaç sene içerisinde yapılmalı? Bu işin bir kuralı matematiği var mı?
"Ben torun istiyorum" duygu sömrüsü gerçekten eskimedi mi artık? Hadi anne babaları kenara koyalım... Peki lüzumsuz dınısının dınısı akrabalar? Onlar gerçekten yeni evli çiftten çocuk beklemeliler mi? Bu beklentinin kaynağı tam olarak nedir? Bu cesaret nereden geliyor? Bu cüret kimden alınıyor? Cevap veriyorum: BİZDEN!
Çocuk ile ilgili her sorguya çekildiğimizde ezile büzüle, yüzümüzde yalancı bir gülümseme ile "kısmet, kader" diye konuyu kapatmaya çalıştığımız ya da " biz de istiyoruz işte bakalım..." gibi anlamsız cevaplar verdiğimiz sürece bu hadsizlik katlanarak devam ediyor... Mesela ben kimsenin evliliği 2 seneyi doldurmuş bir çifte: "mutlu musunuz? iyi misiniz? birbirinize alıştınız mı?" diye sorduğunu görmedim... Varsa da nadirdir. Çünkü esasen bu da sorulmaması gereken bir soru olsa da temelde sizin iyiliğinizi gerçekten nasıl olduğunuzu merak eden bir sorudur. (İstisnaları olabilir tabi fitnelik peşinde de sorulabilir bu sorular) Ancak evli çiftlere sorulan çocuk sorusunda amaç üzüm yemek değildir. Bağcıyla dalaşa girmektir...
Çocuk yapmayan kadın eksik görülür bir defa... Erkek için bu pek gündem edilmez ama önce kadında sorun aranır. Çünkü erkek baba olmayı temelde hak eden, bunun için evlenen ve bu duyguyu tatması gereken kişi olarak görülür. O kadar çok şahit oldum ki "oğlum da bi evladını sevseydi..." hayıflanması ile başlayan ve arkasından gelinine sallayan insanları... Ama evliliğin 2 senesi içerisinde bebek haberi gelmedi mi bu çoğunlukla kadından bilinir. Bizim toplumda böyle değil mi? Kimse sormaz mesela, ailenin genişlemesi için ekonomik düzeyi yeterli mi? (Allah rızkını verir derler ama bir ihtiyaçta herkes ortadan kaybolur). Veya psikolojik olarak çift anne baba olmaya hazır mı kimse düşünmez. Çünkü evlenmek çocuk yapmayı zorunlu kılar!!! Bir başka deyişle çocuksuz evlilik olmaz...
Özetle; kimse kimseye çocuk yapıp yapmayacağını soramaz! Ayıptır. Ahlaksızlıktır! Siz bu soru kimden gelirse gelsin yanıt vermek zorunda değilsiniz. Hatta bu sorunun sorulmaması konusunda karşı tarafa istediğinizi söylemekte serbestsiniz. Kırılmasın, üzülmesin, ayıp olmasın diye ezilip büzülmek yapacağınız son şey bile değil...
Fazla mı dağıldı konu bilmiyorum ama ben bu konudan çok dertliyim. Ha sorarsanız bana sana soruldu mu bu sorular diye birkaç küçük ima dışında henüz kimseden bu soruları duymadım... Ama hissediyorum, geliyor gelmekte olan... O soru geldiğinde de cevaplarım belli...
Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Haklı değil miyim bu kadar gerilmekte? Abartıyor olamam değil mi? Fikri olan yorumlara...
Sevgiyle, sağlıkla, kendi yaşamlarınızın özgürlüğünde mutlu mesut kalın...
Papatya

Yorumlar
Yorum Gönder